19 Ağustos 2007 Pazar

Benim için şiir…

Benim için şiir, yoğunlaşan duyguların bir ırmak olarak vadi yatağını zorlamasıdır. Öyle ki, o duygular, ırmağın yatağının iki yanındaki toprağı iterek dağların yükselmesine neden olur. Şiir de beni zorlar, felsefeye ve bilgeliğe doğru yükselen yolu gösterir bana.

Benim için şiir, hasta annemin yanı başında her gün kendime yaşamın anlamının ne olduğunu sormak, bulduğum, bulamadığım anlamların karşılığını sözcüklerde aramaktır. Öyle ki şiir sayesinde yaşam daha çok anlam kazanır, ölüm düşüncesi de daha katlanılır hale gelir.

Benim için şiir, kendime giden yolun en sarp, en dik yerlerinde ayağımın kaymaması için tutunduğum yol kenarındaki otlardır. Şiirle kendi var oluşumun sokaklarında dolaşırken, kendime daha çok yaklaşırım.

Benim için şiir yaşama karşı kim olduğumu, ne olduğumu açıklayan bir manifestodur, alçak sesle, yürekten söylenmiş… Sözcüklerden oluşan resimlerde yansıyan benim yüzümdür ve bu resimde aynanın ya da vesikalık fotoğrafın gösteremediği bütün detaylar daha fazlasıyla vardır.

Benim şiir, bütün kişiliğimi çırılçıplak ortaya koyduğum itiraflarımdır. Bu, en samimi olduğum arkadaşıma, sevdiğime bile itiraf etmeye korktuğum bazı şeyleri şiir yoluyla herkese itiraf etmek gibidir.

Benim için şiir aşktır, sevgiliye sunulan bir güldür ve o güle derinlik katan ışıklardır. Benim için şiir aşkın sözcüklerden kendine diktiği en güzel giysidir. Şiir insanın gönül bahçesinde açan en güzel güldür.

Benim için şiir, sevdiğim adama yazılmış en duygulu aşk mektubudur. Öyle ki, ona söyleyemediğim, söylemekten çekindiğim her şeyi içeren bir mektuptur ve bu mektubu herkesin gözü önünde okurum ona.

Benim için şiir, yağmurda, karda sığındığım, sözcüklerden kurulmuş bir evdir. Parayla satın alınmış mobilyalar yerine sözcüklerle döşenmiş bir evdir bu. Kış mevsiminde daha sıcaktır, yaz sıcaklarında ise daha serin…

Benim için şiir, damarda akan kanın ritmidir. Bir ritim ki, yaşamın ritmine denk düşer.

Benim için şiir, tıpkı suya düşen bir taşın, durgun suda yarattığı halkalar gibi söylenenlerin arkasından dalgalar halinde yaptığı çağrışımlardır ve dalgalar kaybolduğunda geriye kalandır.

Benim için şiir, kendime ve başkalarına yalanın yasaklandığı bir ülkedir. Eğer şiirde yalan söyleyecek olsam, şiirin beyaz kanatlı tanrıları beni cezalandırırlar ve şiir tahtından aşağıya itiverirler beni.

Benim için şiir, dalında olgunlaşan incirden sızan incirin balıdır. Öyle olgunlaşmıştır ki incir, balı damla halinde sızar ve kuşlar o balı tırtıklar…

Benim için şiir, kapkaranlık gecelerde yolumu kaybettiğimde bana yol gösteren Demirkazık yıldızıdır. Öyle çok yolumu kaybederim ki ben, öyle çok karamsarlık denizine dalarım ki, bataklıklarda batmak üzereyken, şiirin gücü bana beyaz kanatlar takar ve o kanatlar beni havalandırır ve aydınlık bir ülkeye uçurur.

Benim için şiir, bir psikologdur. Ruhsan yaralarımın sağalmasına yardım eder ve beni iyileştirir.

Benim için şiir ince, uzun, tozlu, ağaçların arasında kaybolup giden, benden önce gidenlerin ayak izlerinin silindiği bir yoldur.

Benim için şiir zor günlerimde yaslandığım bir omuzdur.

Benim için şiir, şiirdir işte.


Cemile Çakır
'Kocaeli Ünüversitesi 2007 Şiir Kongresi'nde sunulan bildiri